İçeriğe atla

kaba

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Ka'ba, Kaba, kabā, kába

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

kaba (karşılaştırma daha kaba, üstünlük en kaba)

Kaba bir bina. (1)
Taşları alttan üste kabadan inceye dizmişler. (2)
Ekmekler kaba olmuş. (4)
  1. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz olan,.
    • zıt anlamlısı: ince
    • "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı." - Ömer Seyfettin
  2. Taneleri iri.
    • Kaba çakıl.
  3. (kişilik) Görgüsü eksik, nezaketsiz kimse.
    • "Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar." - Refik Halit Karay
  4. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.
    • "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
  5. (mecaz) Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü olan.
    • eş anlamlıları: yoz, anif
    • "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı." - Osman Cemal Kaygılı

kaba (belirtme hâli kabayı, çoğulu kabalar)

  1. (anatomi) Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
    • İçeri gir­dik. Hiçbir şey sormadım , çektim aleti, salladım kabasına, iyi mi, tam iki parmak.»
      — Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 189, Can Sanat Yayınları
Çekimleme
[düzenle]

Köken 2

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

kaba

  1. kap sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Deyimler

[düzenle]

kabasını almak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kababurun, kaba but, kabadayı, kaba düzen, kaba et, kaba kâğıt, kabakulak, kaba kurgu, kaba kuşluk, kaba kuvvet, kaba saba, kaba sakal, kaba sıva, kaba sofu, kaba su, kabaşiş, kabataslak, kaba tekne, kaba yapı, kaba yel

Çeviriler
[düzenle]
anatomi
gelişigüzel

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı: "KABA"
  • Nişanyan Sözlük'te: kaba maddesi