kaba
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken 1
[düzenle]Ön ad
[düzenle]kaba (karşılaştırma daha kaba, üstünlük en kaba)


- Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz olan,.
- zıt anlamlısı: ince
- "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı." - Ömer Seyfettin
- Taneleri iri.
- Kaba çakıl.
- (kişilik) Görgüsü eksik, nezaketsiz kimse.
- "Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar." - Refik Halit Karay
- Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.
- "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- (mecaz) Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü olan.
Ad
[düzenle]kaba (belirtme hâli kabayı, çoğulu kabalar)
- (anatomi) Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
- İçeri girdik. Hiçbir şey sormadım , çektim aleti, salladım kabasına, iyi mi, tam iki parmak.»— Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 189, Can Sanat Yayınları
Çekimleme
[düzenle]Köken 2
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]kaba
- kap sözcüğünün yönelme tekil çekimi
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]kababurun, kaba but, kabadayı, kaba düzen, kaba et, kaba kâğıt, kabakulak, kaba kurgu, kaba kuşluk, kaba kuvvet, kaba saba, kaba sakal, kaba sıva, kaba sofu, kaba su, kabaşiş, kabataslak, kaba tekne, kaba yapı, kaba yel
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- TDK Türkçe Sözlük'te "kaba" maddesi. (TDK Özel Sözlük'te de ara)