Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

27 Şubat 2009 Cuma

Bir bebeğin ilk 20 günü - alıntıdır

Bir Bebeğin İlk 20 Günü

1 gün: Böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum oha hortumumu bile kesmişler! meme diye, süt diye birşey varmış nerden nasıl bulunur bu ya?hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni


2 gün: Meme buldum ama bundan süt gelmiyor, emiyorum allah emiyorum, tık yok, süt başka yerde mi? neyse biraz daha emdim geldi, fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı, ne bağrıyosun açım ben! çok yalnızım be sözlük hayır bişi değil içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı en azından, bak yine aklıma geldi, hortumu bile kestiler yaa!uykum geldi yine zzzzz!

3 gün: Memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme iyi kivarsınız

4 gün: Bugün bir sürü olaylar oldu, gürültü yaptılar, başka biryerlere gittik galiba. memeden ayrılınca bağrıyorum geri geliyor, sonra uyuyorum,uyanıyorum bir bakıyorum meme yok, neyse ama tekrar bağrınca geri geliyor nasılsa.

5 gün: Bugün 15 kez kaka yaptım, rekorumu geliştirmeliyim dikkat ettimde her yaptığımda temizliyorlar, bunu sevdim dikkatimi çeken bir noktada şu ki, amma koca kafalıyım be arkadaş, ağır mı ağır tutamıyorum şerefsizim, pat o yana, pat bu yana, dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden

6 gün: Avucuma ne verseler hemen tutuyorum, tik gibi birşey, maalesef farkettiler, herkes parmağını veriyor avucuma, mecburen tutuyorum, alemin maymunu oldum iyi mi?bu arada ne çok uyuyorum ya arkadaş, atamadım şu yorgunluğu, daha çok süt içeyim en iyisi hayır içtikçe de yoruluyorum o da ayrı, nerde o eski günler, hortumdan geliyordu ne güzel, şimdi em allah em, bak yine aklıma geldi, şerefsizler kesti hortumu yaa

7 gün: Bugün solaryuma girdim, sarılık mı ne ondanmış yine uykum geldi

8 gün: Biraz daha iyi hissetim kendimi, daha çok süt içiyorum artık kaka yapma işini de tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin, eziyet olsun naapayım ama alt açıkken daha rahat, kaka yaparken başka birşey daha yapıyorum galiba, anlamaya çalışacağım bakalım

9 gün: Çok fena hıçkırık tutuyor, geçsin diye nefesimi tutayım dedim onuda beceremedim, neyse ki süt içince geçiyor bu süt her derde devaymış, bugün bunu gördüm

10 gün: Sütten başka birşeyler verdiler, var ya, yeter artık be, tam alışıyordum yine dayadılar başka birşey, hayret bişi ya, vitamin miyiş neymiş bu arada memelerin arasından dün gördüğüm lavuk gündüzleri piyasada yok akşamları geliyor sadece, hadi bakalım hayırlısı

11 gün: Al işte, başladı yine bir arıza sütten sonra çok feci karnım ağrıyor, böyle gaz gibi bişi, eğilip bükülüyorum, binbir şekile giriyorum çıkaracağım diye sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim

12 gün: bütün gün gazdan kıvrandım arkadaş ya, bela oldu başıma, yaygarayı bastım ben de uyutmadım, diktim bunları da hazır asker bütün gece, sabaha karşı uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum

13 gün: Annemin suratına yaptım tamam utandım biraz da insan bebeği poposundan öper mi yaa ayıp oldu di mi? naapıyım abi, neyse fazla kızmadı herhalde

14 gün: Anneme kırmızı renkli birşeyler içiriyorlar, o zaman süt daha bi randımanlı oluyor sanki, böyle tadı da hoşuma gidiyor, şu memelere bir rating aleti taksalar da hangisini sevip hangisini sevmediğimi söyleyebilsem

15 gün: Topuktan kan alıp duruyorlar, metin olayım çok ağlamayayım diyorum ama canım yandı be arkadaş, hayır ondan sonra da hemen süt verince sakinliyorum, kızgınlığım geçiyor, ağız tadıyla asabiyet yaptırmıyorlar, şu memelere karşı biraz daha dikbaşlı durabilsem

16 gün: Şu memeleri çok sevdiğimi bir kez daha anladım, çok seviyorum onları, onlardan ayrılınca içimi bir huzursuzluk kaplıyor, en iyisi onlardan uzaklaştığım anda yaygarayı basayım ben. Bugün benden biraz büyük biri geldi yanıma, sevme amaçlı olsa gerek bir geçirdi başım dönüyo hala sonradan öğrendim kuzenmiş, neyse yazdım kenara intikam alınacak

17 gün: Etrafı daha net seçer oldum, ama el ve ayak koordinasyonu hala zayıf, memeyi kavrayabiliyorum ancak bir de bu eller ve ayaklar bana mı ait tam olarak emin değilim, sallıyorum öyle, zevkli birşey yüze ve gözlere dikkat etmem lazım ama, tırnaklar tehlikeli diğer yandan annem bugün onları kesmeye çalıştı ama huysuzluk ettim, etmeseydim daha iyi olacaktı galiba, bak çizdik tam gözün altını yine

18 gün: Elime torbalar taktılar, kafaya çarpınca artık acıtmıyor, yara bere de yapmıyor sanırım onlar da beni seviyor, iyiliğimi düşünüyorlar aslında hala çıktığım yeri özlüyorum, geri girme imkanım olmaz mı acaba?

19 gün: Nihayet o adamın neden eve sadece akşamları geldiğini anladım megerse bana ve anneme bakmak için gündüz çalışıyomuş aferin gözüme girdi şimdi bak!

20 gün: Tabii ya, annemin karnındayken de duyuyordum o adamın sesini sık sık ona da ilgi alaka gösterdim, bağırdığımda bazen o alıyor beni kucağına, meme vardır diye saldırdım ama vermedi bir ara meme açıkken kıstırdım ama emme olayından bir randıman alabilmiş değilim, meme yüzeyi bayağı bir farklı.

24 Şubat 2009 Salı

Aşksın sen cansın sen

Bugün evlenme yıldönümümüz. Daha doğrusu devlet kayıtlarına göre 6 yılı bitirmiş görünüyoruz. Nikahımız düğünümüzden 4 ay önce olunca bize de kutlayacak ekstradan gün çıkıyor. Sevgililer gününden nefret eden, (yapılanın ticari olduğunu ben de bilsem de) normalde alıp geleceği varsa bile o gün asla hediye almayan (her sevgililer gününde pazarlık: 15 şubatta çiçek alıp gelsem olmaz mılar..) koçişin hediyeleşmeden kaçamaması için ekstra bir gün diyelim. Akşam takvim yaprağının önüne geçip hatırlattığımda bugün müydü o diye tepki vermesini görmemezlikten geldim. Ne de olsa üç gün sonra da Ahmet beyin aramıza katılacağını öğreniş yıldönümü olmadı onu kutlarız :) Aslında onun da suçu yok. Beni bıraksa deliye hergün misali bir özel gün kutlarım. Şöyle bir sayayım dedim. Yok ilk çıktığımız gün, yok söz, yok nişan, kıl tüy derken tam 8 tane etti. E yılbaşı, bayramları da koyarsan yılın yarısını kutlama yapma isteği ile geçiriyorum ben. Bu kadar çok olunca tabi o da önemli bir iki tanesi haricinde diğerlerini pas geçebiliyor.
Ben yine de evde onun sevebileceğini düşündüğüm tatlımızı yaptım bekliyorum :)

17 Şubat 2009 Salı

Bu aralar...

Bu aralar anne...

* Blogger annelerin kutsal başucu kitabı Tracy Hogglandı çok şükür. İngilizcesi Baby Whisperer solves all your problems olan kitap Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler adı altında Türkçeleştirilmiş. Hayatı mucize diyetlerle geçen annenin kafası kitabı alır almaz mucize lafına takıldı kaldı. Tracy abla yaşarken Avrupa ve Amerika'da "imdat" diye bağıran anne ve babalara gidip işleri düzen koyarmış. Türkiye'de bir aileye geldi mi merak ediyorum.
Okuyor şimdilik okudukları aklına yatıyor, yatması mesele değil uygulamak başa bela. Bazı kısımları tatmin edici olmasa da kitabı genelinde güzel buldu.

* Sağolsun apartmanda çok yaşlı bir teyzesi var ara sıra ziyarete gelen. O gelmeden beş dakika önce emzirilmiş gazı çıkmadığı için ağlayan bebeği emzirmesi konusunda tam on defa ısrar ediyor. Anne teyzenin yaşı dolayısıyla ses çıkarmasa da on kere söylenmesi yüzünden şişiyor. Ahmedin gazı çıkmıyor ağlamaya devam ediyor teyze daha fazla dayanamayıp kaçıyor. Anneye süt fabrikası muamelesinin yapılması çok canını sıkıyor. Süt içilmiş bitirilmiş beş dakika sonra nereden süt bulacak soran yok.

* Tracy Ablanın kitabına göre Ahmet bey Nazlı bebek kategorisine giriyor. Beş kategorinin tam ortasında duruyor Ahmet Bey (Melek, Kitap, Nazlı, Hareketli, Huysuz). Buna çok seviniyor anne. Herkesin gönlünden Melek bebek geçer elbet ama daha kötüsünden Allah muhafaza. İstediğini verdiğiniz sürece Ahmet beyden iyisi yok. Yok istediğini alamazsa saatler süren ağlama krizlerine hazırlıklı olmak lazım. Aynı kitaba göre de anne kitaba göre davranan anne ile panik anne arasında bir yerde duruyor. Beklenmeyen bir durum olduğunda ya da Ahmet ağladığında annenin ilk yaptığı paniklemek hele bir de durumu bir kaç dakika içinde kontrol altına alamazsa herşey daha kötüleşiyor. Daha sonra kitabına uygun davranmaya çalışıyor.

* Ahmete uyku eğitimlerinde başarıya ulaşmış durumda. Daha doğrusu E.A.S.Y (Beslenme-Aktivite-Uyku-Size kalan zaman) işini biz biraz kendimize uydurduk. Hep 3 saatlik rutinle dönmüyoruz bazen 2 bazen 4 ama bir rutinimiz var artık. Rutin hem EASY olarak ta dönmüyor. EASY da oluyor EAESY da hangisi denk gelirse.

* Süt arttırma ayağına her gün helva yer oldu. Zaten tatlıyı hele helvayı hiççç sevmezdi, şimdi bahanesi oldu. Memleketten kilo kilo helva rica etti. Babacığın diyete gireceği tuttu. Hepsini yemeye çalışıyor anne. Zamanında çok içtiğinden midir ne Humananın Süt arttırıcı çayını bir türlü içesi gelmiyor. Onda da şeker var aslında ama hayret istemiyor ama yine de içiyor. Rezene de içiyor. Lıkır lıkır sular içiyor günde 3 olur 4 olur ne denk gelirse artık. Yer elması denedi. Süpermiş. Bulgur pilavını da bir süre yedi. Sabah kahvaltılarında maydonoz yer oldu. Umut fakirin ekmeği. Ne duyarsa yapıyor. Havuç ta yaparmış süt diye her akşam havuç salatası yapıyor. Süte bisküvi batıra batıra yemeye çalışıyor bir de.

* Geçen gelen bir hediyeyi değiştirme bahanesi ile girdiği bebek giyim dükkanında gelen hediyenin iki katı kadar daha fazladan meblağ ödemek vasıtasıyla ayrılarak babayı dumura uğrattı yine. Baba bunları 10 dakikada yapabildiği için ayrı bir tebrik etti anneyi. Deli indirim var anne napsınnn.

* Streslerden stres beğenmek kaydıyla listesinin tepesine tez yazma işini almalı. Almak yetmez yazmak lazım. Annenin herşeyden vazgeçip tez yazması lazım. Annenin annesine taşınması bir süre Ahmet beyi unutması yazması yazması lazım..

* Ahmet Beyin kaka derdine çare bulamadı. İki üç günde bir yapınca bezlerden taşma sorununun çözümünü bulamıyor. Böyle olunca kılık kıyafet değişimi ve yıkanmasının da. Her gün Kosla oxiye duacı. Bez değiştirince çaresi bulunacak sandı ama Prima ile başladı Baby Stara geçti şimdi Can Bebe kullanıyor. Hepsi de yandan taşırıyorlar, eğer zamanında farkedilmezse arkasından bile taşıyor. Anne madem Can bebe ile Prima aynı özellikte neden çöpe giden şeye iki kat para veriyoruz diye düşünüyor. Artık Can Bebe kullanacak. Yanlız Can bebenin pişik yaptığını duyduğu için temkinli şekilde pişik kremi kullandı başlardı. Çok şükür bir problem çıkmadı.




Bu aralar Ahmet Bey ...

* Çığlık atmayı öğrendi günden beri ses denemeleri yapıyor. Bazen sinir bozucu olabiliyor ses yükseldikçe.

* Oyun halısıyla ilişkiler düzeldi. Bir üst maddedeki çığlıklar genelde oyun halısının aynasına atılıyor.

* Son bir ay içinde tam dört defa yüzüstünden sırt üstüne döndü. Nedendir bilinmez bunu her seferinde yapmıyor. Çoğu zaman sıkılıp bağırmaya başlıyor. Yatağında 90 derece dönüyor. Boylamasına yatırıyoruz, uyku pozisyonunu aldığında enlemesine yatıyor yatağın içinde. Yavaş yavaş yan dönme çalışmalarına da başladı.



* Daha şimdiden anne-baba ile akşam yemeklerine iştirak ediyor. Sofrayı çok seviyor. Oto koltuğuna bağlanıp (bağlamazsam kendini atma denemeleri yapıyor sağolsun) babasıyla anne arasına kuruluyor. Onların her ağzına attığı lokmada o da ağzını açıyor. Anne çok üzülüyor sanki açlıktan yapıyormuş gibi geldiği için. Bir iki gündür de anne ya da babanın kucağında yemeğe eşlik ediyor, tabaklara saldırıyor.

* Elleri ile bilinçli tutmayı öğrendiğinden beri her yakaladığını tutmaya çalışıyor. Tuttuğu şey bazen yeleği, bazen diğer eli :) bazen de annenin saçı oluyor. Babanın da kollarındaki kıl tüy ilk hedef. (Elif Teyzesine hediyesi için çok teşekkür ederiz. Çok yakıştı eşofman üstüne.)

* Tam bir oyuncu oldu. Yanında sürekli insan istiyor. Tek istisnası oyun halısında geçirdiği bir saatlik dilim o zaman mesele yok onun haricinde yanlız kalmaya tahammülü yok. En sevdiği oyun ise anneannesinden öğrendiğim öcüböcü öcüböcü sesleri çıkararak karnından boynuna doğru ellerimi yürütüp onu gıdıklamam.

* Çok hareketli ve konuşkan bir çocuk oldu. Kime benzedi demiycem annesine benzedi konuşma konusunda. Babasının ne kadar konuştuğunu tanıyanlar biliyor zaten. Genelde annenin konuştuğunun onda biri diyelim kabaca :) (Eminim baba bunu okusa onda biri mi!!! derdi manalı manalı, tamam çok konuşuyorum yapacak bir şey yok)

* Uyku rutinine alıştı çok şükür. Genelde annenin dört bilinmeyenli denklemi tutturmasıyla rahat ve güzel uyuyabiliyor. Karnı tok, altı kuru, uyanıklık vakti 2 saati geçmemiş ve bu arada yeterince ilgi görmüşse mıkırdana mıkırdana uyuyor. Eğer saati kaçmışsa başlıyor ağlamaya o zaman da uyutmanın mümkünatı yok en az bir saat kucakta pışpışlamak icab ediyor. Kaç defa dandini dandini dasdana, danalar girmiş bostana, kov bostancı danayı, yemesin lahanayı dörtlüğünü tekrarladığını bilmiyor anne. Bildiği tek şey çocuk şarkı türkülerinden nefret ettiği neden hepsi kısa ki bozuk plak misali söyleye söyleye dili damağı kuruyor annenin. Hele pış pış ve eeee leri iki dakikadan fazla tekrarlamak ruh sağlığına hiç iyi gelmiyor :)

Cumartesi kontrolü

Merak edenler için Cumartesi kontrolümüzü yazayım kısaca. 15 gün içerisinde 250 gr alabilmiş. Yine alt limite yakın ama literatüre uygun. Mamaya başlamaya gerek yok ama 6. aya kadar anne sütüyle de olacak gibi değil. Yavaştan ek gıdalarla flörte başlayacağız. İlk deneme elma ile olacak. Suyu püresi derken armuta havuca geçeceğiz. Bakalım nasıl bir macera olacak. Paylaşmaya devam ederiz.
Ben başta çok üzüldüm ettim. Sonuç, daha da azaldı süt diye taktik değiştirdim. Süt arttırır diye duyduğum her şeyi yapmaya çalışıp kafaya takmıyorum. Ek gıdalara geçeceğiz en nihayetinde. 4. ay da ek gıdalara geçmek için çok ideal bir zaman olmasa da yeni tatları alması bakımından çok ta kötü değil.

13 Şubat 2009 Cuma

Sevgi ödülümüz ve bizim dağıttıklarımız


Blogumuza yazdığı yorum sayesinde tanıştığımız Selma bizi sevgi odülüyle ödüllendirmiş. Çok teşekkür ederiz. Biz de senin ve güzel kızımız Fatma Nazın blogunu çok seviyoruz Selmacım. Yüzüme kocaman bir gülümseme yayıldı gerçekten. Sütü de yarın göreceğiz bakalım. Ne alemdeymiş.

Tabi işimiz bununla bitmiyor. Bizde hemen seni seçtim pikaçu diyerek arkadaşlar seçiyoruz.

Hmm bakalım becerebilecek miyiz?


Öncelikle;


1) Yeni hamile Burcu'ya

2) Yeni anne Seyhan'a

3) Yeni taşınmış Nilay'a

4) Yeni tanıştığım Havvanur'a

5) Yeni dişi çıkan Vera'ya

6-7) Yeni yaşlarını kutlayan Meltem ve İlknur'a


BLOGLARINIZI SEVİYORUZ....


Seçilen pikaçuların vazifesi ne? Tabi kabul ederlerse;


1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek.
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek.
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.


Bende hemen hepsini haber edeyim.


10 Şubat 2009 Salı

sadece resim...

Her daim yazı yazmak zevkli gelirdi ama nedense bu aralar yazasım yok. Bir ara kendimi toplar yazmaya başlarım diyorum. Önümüzdeki Cumartesiyi bekliyorum aslında. İkinci kilo kontrolümüz olacak. Bakalım nedir durum. Eğer kilo almışsa geçen ay benim düzensiz beslenmemden olduğu ortaya çıkacak, yok almamışsa ne yapsam olmuyor demektir ki ek gıdalara başlayacağız ay sonunda.

Yorumları ile bana destek veren tüm arkadaşlarıma da çok teşekkürler. Böyle zamanlar yanlız olmadığını bilmek insanı çok rahatlatıyor. Tüm tavsiyelerinizi yapmaya çalışıyorum. İlk önce de dinlenme ile ilgili olanını ama ilk günki gibi kafama da takmıyorum. Çok şükür sağlığı yerinde e o zaman her çocuk kadar kilo almasa da olur (mu?).



Melike teyzesi sağolsun taa Ameikonyalarda Ahmeti beyi düşünmüş e çok güzel bir tulum almış. Olmayacak diye pek korkmuştuk ama çok şükür oluyor ve ben eskiteyim diye her yere giydiriyorum. Çok teşekkür ederim, ben pek yakıştırıyorum üstünde.





Yıkanmaktan nefret ediyor(du). Yavaş yavaş düzeliyor sanırım.
















2 Şubat 2009 Pazartesi

Maalesef

Cumartesi günü tartı kontrolü için hastaneye gittik. 120 gr almış sadece. Aylık 515 gr tekabül edermiş. Literatürde alt sınır 500 gr.mış. Alt sınıra yakın ama altına düşmediği için yine de anne sütüyle devam edeceğiz ve mama vermemek için uğraşacağız. Altı ay anne sütü ile idare etmesi mümkün görünmüyor önümüzdeki ay ek gıdaya başlayacağız dedi eğer bu ayı kurtarabilirsek. 10 gün sonra tekrar tartı kontrolüne gideceğiz. Sık sık tartılacak ve ona göre dört ayı bitirmeye çalışacağız. Anne kafayı süt arttıran yiyeceklere takmış durumda. Süt arttırma çayını içip, helva ve yer elması yiyiyor. Başka metot bilen varsa ve paylaşırsa çok müteşekkir kalacağım.

Doktor bol dinlen stresten uzak dur dedi. Durumlar böyleyken stresten nasıl uzak duracaksam? Sonuç olarak bir süre burada yokuz. Yazacak hiç hevesim yok, Allah daha büyük dert vermesin ama bu durum bile beni çok üzüyor. Tekrar kilo almaya başladığı, benim yüzümün gülmeye döndüğü günlerde tekrar yazmaya resimlere geri döneriz inşallah.